PVC, 19. yüzyılda iki farklı halde, 1835’te Henri Victor Regnault ve 1872’de Eugen Baumann tarafından tesadüfen keşfedilmiştir. 20. yüzyılın başlarında, Rus kimyacı Ivan Ostromislensky ve Fritz Klatte Alman kimya şirketi Griesheim - Elektron ile PVC’yi ticari ürünlerde denemiştir. Fakat katı halde işlem görme zorlukları ve polimerin kırılganlığından dolayı ticari anlamda başarılı olamamıştır. 1926’da, B.F. Goodrich şirketinden Waldo Semon, PVC’yi farklı katkı maddeleri ile karıştırıp plastikleştirme metodu geliştirmiştir. Bu sonuç, daha esnek ve daha kolay işlenebilir malzemeyi mümkün kılmış ve ticari alandaki yaygın kullanım bu uygulama ile başlamıştır. Polivinil klorür, kısaltılmış adıyla PVC, oldukça geniş kullanım alanı olan bir polimerdir. Polyethylene'den sonra kullanım oranı en fazla olan polimer olmasından dolayı, kimya endüstrisindeki en değerli ürünlerden biridir. Dünyada PVC’nin %50’den fazlası yapı sektöründe kullanılır. Bundan dolayı "construction polymer" olarak da adlandırılır.

Eskiden olduğu gibi günümüzde de PVC malzemesi politik çevrelerce sürekli gündemde tutulmuştur. Kanser hastalığını teşvik eden vinil klorid maddesinin, PVC ile çalışanların, üreticilerin veya bu maddeyi işleyenlerin sağlığını tehdit ettiği öne sürülmüştür. Oysa hala PVC hemen hemen bütün endüstri dallarında (otomotive, beyaz eşya, kablo, inşaat, medikal gibi..) kullanılmakta olup sadece insan sağlığına olumsuz etkileri bazi çevrelerce tartışılmaya devam etmektedir.

Ancak gerçek şudur ki, günümüz şartlarında artık vinilklorid maddesiyle çalışmalar sırasında doğabilecek her türlü tehlike bilinmektedir. Günümüzde PVC üretimleri sadece kapalı reaktörler içinde yapılmaktadır. Monitörlerle kalan monomer oranı (tekiz) polimerizasyon işlemi sırasında sürekli takip edilebilir ve reaksiyon işlemleri, kalan miktar oranı 1 ppm değerini gösterdiğinde durdurulur. 1 ppm'in anlamı: 1 milyon parçacıklar içinde 1 parçacık demektir. Başka bir anlatımla, mavi şapka taşıyan 1 milyon insan kitlesinde 1 tane kırmızı şapka taşıyan insanın bulunması gibidir.

PVC Granül ürünü, yukarıda anlatılan Vinil klorürün polimerleşmesiyle oluşur. Sert, yumuşak, opak ve saydam çeşitler halinde termoplast bir ürün olarak üretilen PVC Granül, özellikle çeşitli kimyasallar ile işlenmiş şekilde yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Üstün fiziksel özellikleri, maliyet avantajı, işleme karıştırma ve kullanım kolaylığından dolayı, günümüzde birçok üründe kullanılmaya devam etmektedir. Aslında günlük yaşamda sürekli karşılaştığımız trafik dubaları, bazı yumuşak oyuncaklar, kablolar, izolasyon malzemeleri, hortumlar, ayakkabı tabanları, çizmeler, fitiller, contalar, serum hortumları, mobilya kenar bantları ve daha birçok yumuşak plastik ürünün büyük bir bölümü plastize edilmiş PVC Granül’den elde edilmektedir.